"Sevgi,
her koşulda bilinçle olmalıdır.
Çocuklarımıza
hediye olarak yaz tatillerinde evimize kedi, köpek alıp, okullar başlayınca,
ya da “bu köpek çok büyüyor” şikayetiyle, ya da hasta oldu diye, yaşlandı diye
veya eve birkaç kez çiş yaptı diye onları sokağa atmayacak, onlardan, işe
yaramaz bir çöpten kurtulurcasına kolayca vazgeçmeyecek kadar bilinçli
olmalıyız.
Sevgi, bunu icinde barindirmayan ve almak
istemeyen insana verilemiyor maalesef. Sen, ben, kedi-köpek ve diğer hayvanları
sever, onlarla yaşar ve onlar gittiğinde bir parçamızın da kaybolduğunu
hissederek üzülürüz. Ama sevgi yoksunu olan insanlara bunu anlatmak imkansız.
"bir insana verebileceklerimiz, onun
almak istediği kadardır"
Pek
çok kişi, hayvanlardan kaçınır. Ya tüyü kist yapar, hamilelikte düşüğe sebep
olur düşüncesiyle, ya da ısırır, zarar verir korkusuyla. Bu yanlış inanışlar,
gerçek bir bilgi ve bilinç eksiği nedeniyle gelişmiştir. Bu yanlışlar da
maalesef pek çok hayvanın önce sahiplenilip, daha sonra sokağa bırakılmasına
neden olmuştur.
Bu
yanlış inanışların bazılarını bilimsel açıdan değerlendirmekte fayda var.
Kedi köpeğin tüyü asla kist yapmaz. Onların tüylerinin, biz
insanların saçlarından hiçbir farkı yoktur.
Kisti
yapan (Hydatid cyst), genellikle erişkin köpeklerde görülen bir parazitin (helmint)
(Echinococcus granulosus) yumurtasıdır. Ve bu parazitin yumurtası, bulaştığı
nesnelerle veya solunum yoluyla dahi insanları, inekleri ve pek çok canliyı
enfekte edebilmektedir. Yani, iyi yıkamadan yenen yapraklı sebze ve meyvelerle,
içtiğimiz suyla dahi olabilmektedir bulaşma. Bunu önlemek, hijyene dikkat
etmekle olur. Köpeklerin korunması ise, onlara çiğ et yedirmemekle olmalıdır
öncelikle. Rutin aralıklarla köpeklere yapılan antiparaziter tedavi de bu
korunmanın bir parçasıdır. Kediler, hamilelikte düşüğe sebep olmaz.
Hamilelik öncesi toxoplasması pozitif çıkan biri, bağışıklığı kazanmış
demektir ve asla korkmaması gerekir. A0ma negatif ise toxoplasma antikoru, o
zaman daha temkinli ve dikkatli davranmak durumundadır.
Kedi
bulunan evlerde, her şey çok güzel giderken, evin sahibi, annesi, birden hamile
kalıverir ve ilk iş, ya etraftan söylenenler ya da hayvan sevmeyen ve bazı
bilimsel gerçekleri biraz gözardı ediveren doktoru nedeniyle kedisinden
vazgeçer. Sebep? Toxoplasma gondii adı verilen bir protozoon (parazit) dur.
Fakat bu insanlar, hamile kalan bayana ilk iş olarak çiğ et yememesi, çiğ ete
dokunmaması gerektiğini nedense söylemezler. Evet, daha öncesinde, yani
hamilelik öncesinde Toxoplasma yönünden negatif olan bir bayanın, hamileliği
sırasında bazı noktalara çok dikkat etmesi gerekir. Çiğ et ve ürünleri
yememenin, dokunmamanın yanısıra, daha önce bahsedilen, yapraklı sebze ve meyvelere
de çok dikkat etmelidir. Evde kedisi varsa, o (kediyle ilgili yapılması
gerekenler) aslında işin belki de en kolay kısmı…
Sadece
kedisinin dışkısını günlük olarak uzaklaştıracak ve bu işi yaparken eldiven
kullanacak. Kedisinin tüm kontrolleri yapılmışsa ve kedisi çiğ et yemiyorsa,
hiç ama hiç korkulacak bir durum bulunmamaktadır.
Aslında,
korktuğumuz ve sağlığımızı tehdit ettiğini sandığımız kedi ve köpeğimizin,
bizden çok daha sağlıklı ve çok daha kontrollü olduğunu acaba hiç düşündük mü?
Hangimiz
rutin olarak parazit muayenesi yaptırıyoruz? Pek çok insan salam, sucuk, sosis,
çiğ köfte yer ve herhangi bir antiparaziter tedavi veya rutin kontrol yaptırmak
aklına dahi gelmez…
İnsanlar,
dışarıdaki risk faktörleriyle sürekli iç içedir.
Aslında, evimizdeki
kedi köpeğimizin bize değil, bizim onlara tehlike taşıdığımızı biliyor
muydunuz?
Örneğin,
Entamoeba histolytica adında bir protozoon (amipli dizanteri etkeni), insan ve
maymun gibi pek çok canlıda enfeksiyon oluştururken, köpeklere de bu enfeksiyon
insanlardan bulaşabilmektedir. Ama enfekte olan köpeğin, insana
bulaştırabilmesi söz konusu değildir.
İnsanın
enfeksiyonu nasıl mı olur? (bu protozoonun bulaşması, dışkıyla atılan
kistleriyle olmaktadır)
İyi
yıkanmadan yenen sebze ve meyvelerle bu kistleri ağız yoluyla alabiliriz,
enfekte olan kişinin dışkısının bulaştığı her şeyle, enfeksiyon yayılabilir.
Buna, iyi yapılmayan tuvalet temizliği de dahildir!!!
Tüm
sevgilerde olduğu gibi hayvan sevgisinde ve havyan bakımında da…
Onlardan öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki
yitirmiş olduğumuz değerlerimizden…
Katıksiz sevgi, affedicilik, dinginlik,
sorumluluk duygusu ve daha pek çoğu...
Çocuklarımız bizden öğrenecekler paylaşmayı,
sahip çıkmayı. Canlıların katledildiği bir dünyada bizler çocuklarımıza canlı
sevgisini aşılamalıyız ki gelecek nesil vahşeti, şiddeti değil sevgiyi
yaşayabilsin.
bilmediğini bilmeyenden kaçmak gerekirmiş.
bilmediğini bilene ise öğretmek...
Almak isteyene her zaman verecek sevgimiz,
bilgimiz vardır. hayvan sever değil- canlı sever insanlar olarak...
Herkese sevgiler Yazar: Dr. Meltem Ulutaş Esatgil, 22 Eylül 2007 Yorumlar (2)
![]() Yorum yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız, eğer kayıtlı değilseniz lütfen ilk önce kayıt olunuz.
Newer news items:
Older news items:
|
Son İlanlar
Forum
Son Yorumlar
Kimler Online
| Online Üye Yok |
| Üye: 0 / Misafir: 62 |











Dr. Meltem Ulutaş Esatgil'in hazırlamış olduğu güzel bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyoruz:

Artık bakımına daha özen gösterip (özellikle yıkama) çocuk olduğunda da tüylerini bir süre kestirmeyi düşünüyoruz.